Smartlex

başlık sonrası

Blok Zinciri ve Güvenilirliği

Akıllı sözleşmeler ve blok zinciri teknolojisinin hukuk sektöründe yarattığı yeni fırsatlar, henüz bu sistemin devlet otoriteleri tarafından genel kabul görmemesi ve hukuki altyapı eksikliği ile uygulamada yaygınlık kazanmaması gibi nedenlerle göz ardı edilmektedir. Akıllı sözleşmelerin otomatik icra edilebilirlik sağlaması, belge doğrulama süreçlerini basitleştirmesi ve tahkim süreçlerini hızlandırması gibi avantajlar tartışmaya değer konular arasındadır. Hatta bu teknolojilerin avukatların çalışma şekillerini nasıl etkileyebileceği konusu da aktörlerin katılımıyla masaya yatırılması gereken konulardandır.

Bu yeni nesil teknolojilerin, ticari ilişkiler ve ortaya çıkan ulus ötesi ihtilafların çözümünde nasıl yer bulacağı, mevcut hukuk düzenlerinde meşruluğunu kazanıp kazanmayacağı da cevap bekleyen sorular arasındadır. Her ticari işletmenin ya da sektörün akıllı sözleşmeleri kullanıp kullanmayacağı, blok zinciri teknolojisini kabullenip kabullenmeyeceği ve mevcut yasal düzenleme eksikliği nedeniyle ortaya çıkan belirsizlik ilgisizliği artırmaktadır.

Perakende mağazalardan hukuk firmalarına kadar, blok zincirinin keşfedilmemiş potansiyeli, dünyadaki hemen hemen her endüstri türünde yüksek beklentiler yaratmıştır. Bununla birlikte, bu beklentiler, büyük ölçüde belirsizliğe ve bu teknolojinin farklı endüstriler için tam olarak nasıl yararlı olabileceği konusundaki anlayış eksikliğine dayanmaktadır.

Bu teknolojilerin mevcut ihtiyaçlara nasıl çözüm üreteceği ve farklı alanlarda nasıl yararlı olabileceği konusu hukuk düzleminde ve gelişmekte olan düzen içinde değerlendirilmelidir. Blok zinciri teknolojisinin mevcut teknolojilere göre sunduğu avantaj veya uluslararası tahkimde uygulanmasının mümkün olup olmadığı konusunda önemli bir karar ve literatüre geçen bir gelişme olarak 10 Kasım 2021’de, İspanya’daki blok zinciri sektörüyle ilgili bilinen ilk tahkim kararı, Blockchain Arbitration Society’nin (BAS) çatısı altında verildi.

Bu karar, İspanya’daki blok zinciri tahkiminde önemli bir kilometre taşını oluşturmuştur. Tüm blok zinciri ekosistemi ve gelecekteki blok zinciri tahkimleri için emsal teşkil etmesi kaçınılmaz olan bu kararla blok zinciri sisteminin kanıt olma değeri ve itibar edilip edilemeyeceği hususunda bir dizi açıklama içermektedir. Anılan kararı veren hakem, “blok zincirinin dağıtılmış bir defter teknolojisi olduğunu ve özellikle, açık anahtar kriptografisine dayanan blok zinciri teknolojisinin, tamamen merkezi olmayan bir şekilde değiştirilemez ve yönetilen bir kayıt oluşturulmasına izin verdiğini ortaya koymuştur. İşte blok zincirine kayıtlanmış bilgilerin değiştirilmezliği ve güvenirliğine vurgu yapan bu kararla, sistem bir uyuşmazlık çözümünde itibar görmüştür.

Bir blok zincirinin ne olduğu ve ne için yararlı olduğu bu noktada önem taşımaktadır. Datanın işlenmesi, saklanması, güvenliğinin sağlanması konuları karşısında pratik çözüm yolları denenirken, kararların güvenirliği konusu gündeme gelecektir. Bu konularda da ortak düzenleme yapılması yeni teknolojik gelişmelere güven duyulması bakımından önemlidir. Uluslararası ticari tahkimde mevcut ve uygulanan yeni teknolojilerin dayandığı hukuki temel ve teknik altyapıların değerlendirilmesi gerekmektedir. Uluslararası kuruluşların bu konuda aldığı ve alacağı rol de yeni nesil teknolojiler konusunda yapılan düzenlemelerin kaderini belirleyecektir.

Sonraki Gönderi
İlgili Mesajlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tr_TRTurkish